6 Ekim 2020 Salı

Bay Yanlış: Senarist Çok Daha Yanlış


Yaz güzel başladı ama gel gör ki her güzel şeyin olduğu gibi hem yazın hem de Bay Yanlış'ın sonu vardı ve bizler o sonu geçen hafta yaşadık.

Bu yazı Bay Yanlış, neden bitti? O senariste değil dizi senaryosu, bakkal defteri emanet edenin aklına tüküreyim minvalinde bir içeriğe sahiptir. Açıyorum şekerim ağzımı yumuyorum gözümü. Sonra vay efendim şöyle böyle demeyin çıtlatırım güzel kalbinizi..

Aslında her şey güzel başlamıştı. Alışık olmadığımız dürüstlükte bir Taş Devri prensiyle, Rom/Com evreninin alışık olduğu saflıkta olan Özge Gürel yani Ezgi gibi bir prensesle... Can Yaman aka Özgür modern dünyaya gelmiş bir Bambam, bir sosyete playboyu, bir restoran / clube grusu bir aşk adamıydı. 

Adama zincirler ve yakası, kolları yırtık pırtık kıyafetler giydirmelerine rağmen sosyetik hatunlar arasında gideri vardı. Birden hayatına giren dünyanın en kötü erkek seçimlerini yapan Türk kızı Ezgi ile karşılaşana kadar paşam, sazda sözde eğlencedeydi.

Kızımız da taktikle falan işi olmayan, olduğu gibi bir kızcağız olduğu kostüm ve makyaj hatta bir ara manikür ekibi tarafından bile sabote edilen tarzını saymazsak iyi bir kızdı. 

E her şey iyi hoştu da 14 bölüme kadar deh çüşle neden geldi bu dizi... Efendim, biz dizinin en zayıf halkası kostüm ekibinin, sponsorların kıyafetlerindeki ya en taponları bulmaları ya da erkek karakterimiz için seçtiği kıyafetleri anlık sinirle parçalamalarından kaynaklı felaketler sanıyorduk ki senaristi es geçmişiz.

Ergen tripleri 

Arkadaş dedim diyorum sanırım 10 sene daha diyeceğim. 30 yaş üstü insanları 18'lik ergenler gibi gösteren dizi mi olur? Olur da böyle mi başlar? Tersine evrim mi bu? Adam İstanbul'un yalı çapkını... Adamın telefon rehberi bugün benim diyen kuaförde, manikürcüde yok... Sosyetenin kadınları yatağına girsin diye utanmasa kapıda, o güvenlik görevlisi sıra numarası verecek. Plazanın girişine dev ekranla numaratör koyacaklardı, bak o derece... 

Kız desen, gözü açılmamış sığırcık yavrusu değil, 3 sene bağırsak solucanı kılıklı bir herifle aynı evde yaşamış ki evelliyatında da bir sürü adam var. 

Demem o ki bu insanları sanki ilk ilişkileri, cinsellikle hiç alakası olmayan ergen tribine sokarsan reytinglerin tepe taklak olur. Adamların ilk geçirdikleri gece yatakta bitti. Sen senaristçim neden tüm bunları göz ardı edip, tutarlılığı bozuyorsun.

Dünür faciası

Ya dünürler, ayy bak tansiyonum çıkıyor düşündükçe... Arkadaş ilk başlangıcı Türk dizi tarihinden beklenmeyen naiflikte iki kayınvalide çıktı karşımıza, ya dedim ne güzel hep insanları şeytanlaştırıyorlar ama kibar, birbirleriyle de saygı sevgi çerçevesinde anlaşan insanlar yaratmışlar. Demez olaydım!!! Dilimi ıssıraydım keşke. Kadınların içinden Zilli Zarife çıktı yahu... O ne taponluk, o ne çapsızlık, o nasıl bir seviyesizlikti. Oyuncuların ikisini de çok severim ama valla bu başka bir leveldı.

Hayır yazıyorsun tamam ama zaten bunlar iyi oyuncular, yani yazdığın kelimeler bu kadınların ağzında büyüyor. Kadınlar yüksek oynayınca kelimeler de yükseliyor. Sen bunu senarist olarak nasıl tartmadan yazarsın...

Ya o, evde tütsü yakmalar ayy kadınları düşündükçe çıldırıyorum.

En güzel kısmı Ozan şef ve Deniz'di

Şefimiz canımız Ozan ile atarlı giderli avukatımız Deniz, çok çok iyi oturmuştu. İkisi de dingin ama güzel ilerlediler. Deniz'i yumuşatmak için Ozan'ı çocukluk aşkı çıkartmak azıcık zorlama olsa da dizideki abuklukların yanında hiç sıkıntı olmadı. 

Doktor Levent ve Cansu ilişkisine başından beri biliyorsunuz uyuzum. Ay hayır bir de Cansu karakterini oynayan oyuncu Kiraz Mevsimi'nde de aylarca hamileyi oynadı kadına neden benzer bir rol yazarsın ki... Cansu'yu kedi kadın gibi zaten boyayıp, o saçları da 80'lerdeki gibi utanmasalar kelebek toka ile toplayacakları bir tarza sokuyorlar. Kadına iyi aerobik kıyafeti giydirmediler. Çakma Ahu Tuğba olacaktı iyice...

Doktor Serdar, manyak çıktı

Gelelim Doktor Serdar'a, ya senarist kafan güzel miydi o sahneleri yazarken? Yani şuurunu mu kaybetmiştin acaba, hatta Covid'din de verilen ilaçlar mı sersemletti yavrum seni.... Adam kızı bir yemeğe çıkartamadı yemeğeee... Nerede doğumgününde Mahmutpaşa'dan sahte çakma gerdanlıkla sürpriz doğumgünü yapsın... Ne ara öldü bitti bu kıza da vazgeçemez oldu. Zaten o iğrenç kahverengimsi ceketinden piskopatlığı belliydi. Ahhhhhğğğğğ deliricem.

Peki o suratı plastik gibi görünen sonradan ekleme kuzen... Bence olay orada "Evet arkadaşlar toplayın seti bitiriyoruz" raddesine gelmişti.

Yine de barmeni, o PR'cı kızı ve gazeteci kızı ayrıca sevdim. Gerçi gazeteci kızın Serdar'ın kızkardeşi çıkması ve öyle bir kadından yılışık bir tip yaratmak yine bir senarist başarısı olsa da ışık vardı kadında...

Asıl çatırdama düğün zamanında başladı

Dizinin asıl çatırdaması Özgür'ün kızkardeşinin düğününün 2 gün sürecekken neredeyse 1 hafta sürmesinde başladı. Tatil sahneleri uzadı, uzadıkça konu saptı. İstanbul'a gelince işler iyice çığırından çıktı. 

Şu diziyi bu kadar iyi ve uyumlu kadroyla batırabilmek her baba yiğidin harcı kesinlikle değildir. Senarisit buradan (- 100) puanla uğurluyor, hatta adını sanını alalım yazdığı diziyi seyretmeyelim görüşündeyim.

Gelelim kanal yöneticilerine, canım siz hayırdır. Dizide yanlış giden şeyleri yapımcı, senaristle falan konuşuyor musunuz? Acaba diyorum kanalınızda oynayan dizi hakkında fikir sahibi misiniz? İnsan bir bakmaz mı? Noluyor, millet dellenmiş bu dizi niye doğru gitmiyor diye...

Oyuncular daha iyisini yazardı

Şu kadarını söyleyeyim, diziyi oyunculara verseniz ve deseniz ki bu bölüm şu şu şu oyuncuları oynatacağım, oturun kendinize sahne yazın. Yemin edityorum mevcut senaristten daha iyi iş çıkartırlardı. Hepsi eğitimli, deneyimli insanlar....

Bir kaç sezon bile devam edebilecek bir diziyi 14 bölümde millete öfff dedirterek bitirdikleri için FoxTv ekibini kutluyorum. 

Son Soz: Senaris ve Yapımcıya

Son olarak senarist ekibi ve yapımcıya tavsiyemdir. Bir daha böyle tepe taklak olmamak için oturun biz ne yaptık da bu kadar reklama, halkın oyuncuları bu kadar sevmesine rağmen böyle berbat edebildik bu işi diye...

Ya bir de evet çok şey bekliyorum belki ama senaryoyu yazmaya başlarken Rom/Com'da belli zaten sonu hep mutlu... Başı belli sonu belli ortaya odaklansanız. 

Ne biliyim kendinize bir çizelge yapın mesela, biri ana karkaterleri yazarken yan karakterleri yazanla tutarlı olsun. Diyalog uyumuna bakın. Azıcık mesleğinize saygınız da mı olmasın yaaa...

Neyse şekerler bu Rom/Com'umuzu da tarihin raflarına gönderdiğimize göre hepinize sevgiler ve booolll sağlıklı günler.





10 Eylül 2020 Perşembe

SEN ÇAL KAPIMI: "Peri kızı beni affeder misin?" yazısında affettik gitti diyenler




Romantik komedi sever sevgili dostlar, uzaktan eğitim, yakından tanıtım o, bu , şu derken yazamadığım yazılarımla geri döndüm.

Pandemi yüzünden baygınlık geçiren anneler kervanındaki bu garibenin gönlünü, kendini Rom/Com evrenine Sen Çal Kapımı ve romantikleşmeye çalışan ama robotlukla beceriksizlik arasında kalan Serkan Bolat Beyaz Atlı Prensi bir kez daha çaldı.

Efendim 9. bölüm itibariyle Serkan-Eda cephesi yanmıyor kavruluyor adeta... Aşkın kıvılcımları bir tık harlandı ve hatta dahası Engin - Ceren cephesi de hız kazandı...

Bu bölüm Serkan Bolat'ın özür dilerim diyemeden özür dilemelerine şahitlik ettik. Ne yalan söyleyeyim bu acemilikleri ama kendinden ödün vermemeye çalışmaları hoşuma gitti. 

Ayrıca 9. bölümde genelde ezilen tarafların baskınlaşmasına tanık olduk ki bu şahaneydi. Eda'ya çektiren Serkan, Ferit'i köpek eden Selin, hatta ve hatta Engin'i anlamayan Pırıl'ın azıcık sürünüşleri bir tek benim mi hoşuma gitti... Eğer bu bölüm Kaan'ı görseydik o bile Melek önünde dize gelebilirdi.

En çok Melek'e üzüldüm. O Kaan, bu kızın ayaklarına ka - pa - nacak. At fava bekle. Bu arada Melek gittikçe güzelleşiyor, Kaan ile de uyumları çok iyiydi. Keşke olsalar, n'olur olsunlar... 

Bu arada Melek Serkan'a enişte demeyi bırakınca Serkan'ın içerlemesi suratımda şapşal bir gülümseme yaratmadı değil. Yine günü Melek kurtardı.

Dağ evi ve elbise detayı artı kelepçe Serkan Bolat için ciddi bir miheynk taşıydı. Ama kalbimizi sanıyorum ki terarium yaparak dahası  "Peri kızı beni affeder misin? notunu yazarak bir kez daha kazandı. Zaten Eda'nın halasının kalbini komple o çiçeği yaparken kazanmıştı. Kadını resmen fethetti. 

Serkan'ın Aydan hanımın videosunu gördüğündeki hali ve sonrası çok yürek yakıcıydı. Aydan hanımın evlat acısının büyüklüğü sanırım sözle ifade edilebilecek gibi değil.... Ayy fena oldum. Serkan'ın ağlamaklı hali bir kenara dağevinde (İstanbul'da ne dağı allasen) abisiyle fotoğrafları çok güzeldi.

Dağevine gidip doğru düzgün konuşmamaları enteresandı, birlikte uyuyup uyku sersemi halaya yakalanmaları daha da bombaydı. Yalnız şu Rom/Com evreninde en gerçekçi tepkiyi Ayfer hala verdi. "Serkan bey size zahmet gelirken nikah dairesine uğrayıp şekerleri alır mısınız, eşe dosta dağıtmak için lazım..." budur ya... Kırıp dökmeden ama o kadar da uzun boylu değil demenin şahane bir yönetimini buldu kadın. 

Yalnız senaryo azıcık boşluklar yaşıyor gibi uzun saatler olması belli sorun ama lütfen o uzunluğu sabit yürümelerle, boşluğu çok sahnelerle tamamlamayın bak rica ediyorum... 

Eda'nın Serkan'la o dağevine gittiği ten rengi tayt ve aynı renk korsesini o şöminede sadece ben yakmak istemedim her halde olamaz çünkü imkansız...

Engin'in iki kadınla olan sınanması çok eğlenceliydi. Adam resmen bir göz istedi Allah kulum buyur sana iki göz dedi. Ama Engin hangisini seçecek o büyük soru işareti bence...

Kaan ve Melo'yu lütttfffeeennnn yeniden bir araya getirin. Selin'in Ferit konusunda burnunun sürtülmesi iyi oldu. Evlensinler bitsin bu dert nooolllurr...

Yalnız Hande - Kerem uyumu da gittikçe çok güzelleşiyor o da apayrı bir konu...

Benden şimdilik bu kadar. bir sonraki postum muhtemelen Bay Yanlış hakkında neden yazmayı bıraktığımla ilgili olacak... 

Sen Çal Kapımı ekibi çok güzel gidiyorsunuz reytinginiz bol yolunuz açık olsun.

27 Ağustos 2020 Perşembe

SEN ÇAL KAPIMI: 2 bölüm önce Romantik Prens şimdi ise Kalas Prens


Eeeeyyy Rom/Com evreninin güzel halkı sorarım size Sen Çal Kapımı'nın geçtiğimiz bölümlerde Beyaz Atlı Prens'ine terfi ettirdiğimiz Serkanımız Bolatımız nasıl oldu da bu bölüm son sahnede Ruh Öküzü'ne dönüştü?... Selçuklulardan bu yana gelen soyundan nedense bu bölüm son sahne itibariyle o inceliği göremedik.


Sen ki 7. bölüm itibariyle Selin denen yılançelloya haddini bildirip Eda'sının yanına koşan, romantik romantik denizlere bakan, nişanlısı yolda kaldı diye normal şartlarda kızı almaya asistanını gönderebiletisi olan bir adamkken en şık hareketlerle arabayı Eda'sına doğru süren, hatta ve hatta sağlık endişelerine rağmen o çorbacıda yemek yemeyi 5 yıldızlı restoranda Selin'e bakıp yemek yerine Eda ile yiyen, dahası bir led aydınlatmalı dünyaya kocaman gülümseyen, Eda soğuk davranıyor diye rahatsız olan adam bu öküze anında nasıl döndü? Koskoca projenin peyzajı için güvenip dosyayı satmamış olacağına nasıl güvenmez anlayamıyorum?




Arkadaş Rom/Com evreni de olsa erkeklerin odunlukları nedense burada da kendini gösterdi. Serkancım canım aybalam, sarışın ponçiğim sen sivri zekalı mısın? Oğlum sen azıcık kıt mısın? Bu kız acaba Kaan'a o dosyayı verse niye yanında takılsın. Basar gider sen bile bulamazsın. Yalnız o kavgada ben Eda'dan yüzüğü Serkan'ın yüzüne çarpmasını beklerdim. 3-4 bölüm önceki Eda olsa o yüzüğü yüzüne çarpmakla kalmaz ağzına sokardı gerçi. 


Bu arada arkadaş ne Kaanmış, işte bu efendi görünümlü çıyanlar yüzünden Melek gibi kalpleri iyilikle dolu kızların kalbi kırılıyor. Nerede ne diyeceğini bilen ama insanın duygularını manipüle eden pisss adam. Yalnız tez zamanda Melek'e aşık olup çarpılırsın diye umuyorum. 

Ceren'i tekrar gördüğüme çok sevindim. Yalnız Pırıl mı Ceren mi derseniz çok kararsızım. Ceren'e aşırı yükseğim ama Pırıl'ı da duygularını itiraf edemediğinden sempatik buluyorum.

Selin yılançellosuna çok güzel laflar hazılradım mesela... Kızım sen kıt mısın? Adam ile 3000 yıldır falan çıkıyordun, siz çıkmaya başladığınızda Mısır'da Firavunlar hüküm sürüyordu. Halen adamın ne sevdiğini bilemeyip, gidip gelip adama saat hediye alıyorsun. Ya paran var pulun var, astronomi merakını biliyorsan ne biliyim NASA'da bir tur ayarla, olmadı yeni bir teleskop al... Ne biliyim insan 7 kat ele bile hediye alırken düşünüyor nelerden hoşlanır diye... Şekerim valla Ferit senin gibi bir duygusuz,snop için cidden fazla. Ben size diyeyim Engin Pırıl'a kalırsa Ceren'i de Ferit'e yapalım. Zira bu Selin oğlanı çürütür. 


Aydan hanımcım size olan sempatim arşları aştı o derece... O kocişkonuz da size farklı görünsün diye yapıyor bunları siz hiç dertlenmeyin. 

Günün kapak cümlesi Eda'nın Selin'e ettiği cümleydi "Serkan'ın her yemek yediği kadını kıskansam, nişanlısı olmazdım değil mi?" bence efsane cümleydi. 

Bu arada sadece bana mı garip geldi adam 19 Ağustos'ta abisini kaybetmenin o ağır baskısını yaşayıp 20 Ağustos'ta da doğumgünü kutlamak durumunda kalıyor. Bu arada ne bitmez bir 19 Ağustos'tu ya resmen 72 saat sürdü.

 Bu arada dizinin sanırım bu bölümünde montajlama hatası vardı. Bana niyeyse bazı sahnelerin yeri aslında farklı olmalıydı gibi geldi. Kurgucuyu bağlayın bana " Kafan mı karışık bebeğim?" diyeceğim kendisine... 

Bu arada aksesuar dekor sorumlularını da bana ayrıca bağlayın "Şekerim, kadına geçen bölüm gözlü kolye taktınız el birliği ile laf ettik burada resmen gömdüm sizi, hadi boynuna olmasın kulağına takalım diyorsunuz yine diyorum ki olmadı. Bence siz o aksesuarları ne bileyim KULLANMAYIN mesela... Hatta dünya hediyesi bile kocaman bir göz halinde olduğu için bambaşka bir pes" diyeceğim.

Şimdi bakalım gelecek hafta neler olacak? O Serkan prensimiz sözlerini nasıl yutacak? Eda, dünyayı bunlara nasıl dar edecek, bir de bu oğlana aşık olması ne olacak.

Bir de niye kimse şaşırmıyor arkadaş, adamla nişanlandı demekki aşık oldu diye düşünmeliler normalde... Birden nişanlına aşık oluyorsun muhabbeti nedir? Asıl kızım bu oğlana aşıktın ondan nişanlandın şimdi ne oluyor adamı ilk kez tanıyor gibi denmesini beklerdim en azından o hala hanımdan böyle bir beklentim vardı ama Melek'ti oydu buydu derken dağıldı kadın.

Hadi bakalım reytinginiz bol, yolunuz açık olsun...

26 Ağustos 2020 Çarşamba

Menajerimi Ara: Yeni Dizi, Yeni Soluk


 "Menajerimi Ara"yı izledik mi eyy Rom/Com evreninin güzide insanları... Ay Yapım'ın yeni dizisi Dix pour cent adlı bir Fransız uyarlaması... Fransız versiyonun adı yüzde 10 aslında çünkü menajerler oyuncularının antlaşmalarından yüzde 10 alıyorlar Fransa'da... Dizi Fransız versiyonu ile benzerlikler taşısa da daha kendi şahsına münhasır bir versiyonu zira Fransız yapımının karakter ve ilişki örgüsünü bu ülke sınırlarında çekecek elbet babayiğit vardır da tüm kariyerine, yapım şirketi ve hatta ona izin veren kanala kadar kapanmaması tamamen mucize olur.

23 Ağustos 2020 Pazar

BAY YANLIŞ: Senarist tarafından bir dizi katlediliyor eyyy Rom / Com evreni


Cuma gecelerimizin vazgeçilmezi Fox Tv'nin en güzel dizilerinden biri Bay Yanlışımızı ben bu hafta atlaya zıplaya gittim dostlar. Rom / com evreninin en güzellerinden biri olabilecek bir diziyi ergen anası tribine boğan senaristlere selam ederim.

Çok sevimli bir yazı olmayacak baştan söyleyeyim sonra bozuşmayalım... Arkadaş 30 yaş üstü karakterlere anneleri tarafından az daha terlikle kovalanma raddesine gelecek mantıksızlığa nasıl eriştiğini anlamadığım sevgili senariste seslenmek istiyorum "Canım sen hayırdır?"