9 Ağustos 2020 Pazar

ÇATI KATI AŞK: Biri senariste hatırlatabilir mi 2020 yılındayız da (İlk 5 bölüm)


Kanal D'de yayınlanmaya başlayan bu yazın 3. Romantik komedi dizisi Çatı Katı Aşk bugünkü konum sevgili Rom/Com camiası...

Aslında güzel bir kadrosu, sevimli olabilecek bir konusu var ama niyeyse bendeki olmamışlık hissi bir türlü geçmiyor. O yüzden daha çok youtube'dan güzel sahnelerini izliyorum gibi bir durum oluşuyor. Ya da atlayarak gidiyorum diyebiliriz.

Sanırım bunun temel birkaç sebebi var. Dizinin en güzel tarafı öncelikle eski Türk filmlerinin müziklerini almış olması.. Bu gerçek anlamda diğer hiçbir dizide olmayan bir durum ve çok iyi hissettiriyor insanı.. 

Aslında dizinin kurgusu günümüzde değil de daha 70'ler 80'ler hatta hatta 9'larda bile geçse daha güzel olurmuş... Sevgi dolu mahalle, mahalle dayanışması, o herkesin naif halleri falan günümüz gerçekliğine pek uymuyor. Eski Amerikan klasiklerinden birinde adam günümüzde yaşarken bir kasabaya yolu düşüyor ve kasaba 1800'lerde zamanda sıkışmış ve o zamanlarda yaşıyor; işte bu dizi de tam olarak bana bunu hissettiriyor. Yani her şey çok iyi çok hoş da günümüz için çok fazla gerçek üstü..

Bir de tabii Furkan Andıç'ın bir proje önce neredeyse aynı senaryoda en azından aynı konseptte bir konuda oynamış olması da bir etken... Bu arada güzelim adama ne yaptılarsa ve neden bu kadar zayıflatıp saçlarını 70'ler vari yapıp bıyıklarını da o tarz yaptılarsa adamın suratı resmen değişmiş... Şu da bir gerçek ki babası ile çatışıp yarışçı olmaya karar veren tıp okumuş bir adamın şu durumu gerçekten hiç akıllıca değil. Birincisi kaç yılındayız arkadaşım, artık parası olan böyle köklü aileler çocuklarının yaptıkları yenilikçi fikirlere karşı falan çıkmıyorlar hatta destek veriyorlar. Zengin adam / fakir kız ilişkisi var da, bizim Rom/Com prensleri genelde bir baltaya sap olmuş oluyorlar bu yaşa kadar, dahası maddi olarak ailelerinden zaten kendilerini ayırabiliyorlardı. Ateş, maşallah hem babasından haz etmiyor hem de bir baltaya sap olabilme başarısını gösterememiş.. Karakteri öyle bir yazmışlar ki çocuk sanki 1970'lerden 2020'ye direk geçiş yapmış..

Ayşen karakterine gelecek olursak ki bence 4 başrolün en zayıf halkası durumunda Ezgi Şenler, bir kere mimik yok... Hep bir mıymıy konuşma halinde... Sesini yükselttiğinde de genelde ya trip atmak için ya da boş boş bağırmak için yapıyor bunu... Mahallenin herkese yardım etmek isteyen, tatlı naif, ailenin evlat edindiği ama evlatlarından hiç ayırmadığı en küçük kızı... Kız modacılık yapmak istiyor belli... Ama arkadaşım bunun okulları var, kursları var ne bileyim modern zamanda hiçbir şeyi yoksa youtube'da öğrenmeleri var... Dizide utanmasalar dikişi  bile Singer'in karakafa dikiş makinesiyle yaptıracaklar kıza... Kızın modern zamanla ilgili tek olayı akıllı telefon kullanması... Kızım senin yaşıtların, dikiş dikebiliyorsa ya Instagram'a ya Youtube'a videolar koyuyor hikayeler çekip takipçi topluyor.. Azıcık senaryoyu yazanlar araştırsa bu kıza adam akıllı bir rol yazsa, tüm ailesini bile tek başına geçindirebilir. 

Yasemin bence en gerçekçi karakter dizide.. Gerçi onun da senaryosal saçmalamaları var... Arkadaşım bu kıza gastronomi okutuyorsunuz... Bu ne demek acaba o senaristin fikri var mı merak ediyorum. o kız şu anda mantıcıda garsonluk yapmak yerine ünlü şeflere yamaklık yapma döneminde...Okullar bunu teşfik ediyor, dahası staj yapabilecekleri yerlere yolluyorlar. kız sanki okulunu okumuyor da kursa gidip pastacı olmaya çalışıyor... Kaldı ki bunu yine sosyal medyada öyle bir kullanır ki ünlü isimlere pastalar tasarlar... Yasemin karakterini oynayan Nilay Deniz, oyunculuğunu oldukça geliştirmiş gibi duruyor. dizide Ayşen karakterini tam oturtamadıklarından Yasemin sanki iki başrol erkekle tek başrol kadın kalmış gibi oynamak zorunda kalıyor. 

Gelelim Demir'e, bu üçlü arasındaki mahalle hayatına en uygun olan isim bence.. Hali tavrı davranışları tamamen mahalle delikanlısı... Yiğit Kirazcı'nın mimikleri ve tavırları gerçekten çok iyi...

Ateş'in babasını oynayan Erhan Yazıcıoğlu, gerçekten bir duayen dizi gereği de zengin ama pisss, kalbi kurumuş, kötücül bir adamı oynuyor. İnsanların mutsuzluğundan zevk alan illet bir karakter... Yalnız 2020'deyiz arkadaşım ama yaaa... Sevgili senarist azıcık vizyon.. Adam oğlunun çok önemli yerlere gelmesini istiyor da amca zaten oğlan tıp okumuş en iyi ihtimalle hastane zinciri açarsınız yine şirketlere el atamaz ki... 

Bu arada Ateş'in Emin - Gülriz ikilisinin çocuğu olduğundan şüphe ediyorum... Lütfen senaristcim şaşırt beni olur mu? Mesela onların çocukları Ateş yerine Ayşen çıksın ona da razıyım... 

Görücü usulü ile evlenme olayına hiç girmiyorum.. Ayşen ve Demir'in babasına bayılıyorum ama en çok da annelerinini temiz kalbine gönlümü kaptırdım. babaanne kaçın kurası ama milletin hayatına bu kadar burun sokulmaz bir de 2020 yılındayız demiş miydim?  

Neyse umarım senaryosal sallanmaları aşabilir, çünkü oyuncu kadrosu çok güzel... Reytinginiz bol, şansınız açık olsun... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder