6 Temmuz 2020 Pazartesi

"Bay Yanlış" ile pandemi terapisi!

Fox TV ekranlarında  Can Yaman ve Özge Gürel'in başrollerini paylaştığı 26 Haziran 2020'de pandemi sonrası hayatımıza giren bir nevi terapi dizisi...

Ayy evet terapi, aylarca evlerde tıkıldık kaldık... Şimdi bana kimse evde tıkılı kaldığı dönemde eski rom/com'lara sarmadığını söylemesin valla kalbini kırarım ilk günden...

Valla onu bunu bilmem ben pandemi döneminde mutfakta yemek yapmakla, çoluğa çocuğa yetişmek arasında bulduğum her boşlukta rom/com seyrettim.

O derece ki Hayat Şarkısı, Kiraz Mevsimi gibi uzun soluklu dizileri baştan sona, benim için rom/com'un kültü olan, bir nevi antidepresanım olan Kiralık Aşk'ı sahne sahne bölüm bölüm izledim... 

O yüzden yeni bir başlangıç ilaç gibi geldi...

Gelelim diziye; öncelikle dizinin cast'i özellikle de yardımcı roller Kiraz Mevsimi, Aşk Yeniden, Afilli Aşk castlerinini gold karması olmuş.. Aslında iyi de olmuş ne yalan söyleyeyim... Yardımcı kadın ve erkek oyuncular genel olarak çok sevdiğim oyuncular ki bu da beni diziye bağladı...

Biraz yeren biraz öven bir tadım olduğundan genel olarak başlıyorum ki ne çok gömüp soğutayım diziden, ne de çok övüp beklentiyi arttırayım...

Bay Yanlış ile Bambam karması

Can Yaman yani Özgür Atasoy; karaktere kısa saç çok ama çok yakışmış, hele ki Erkenci Kuş'taki o saçlardan sonra ben bu saçlara varım... Can Yaman, oyunculuğunu doğal bir tatta sürüdürüyor... Özgür'ün Özgür olduğu konusunda ikna oldum... Yalnız adamı playboy diye bize tanıtırken bir enteresanlık var o da kıyafetleri... Yavrum böyle playboy mu olur? Bu adamı her gün evden çıkarken kurtlar mı parçalıyor ki kıyafetlerinin yakası yırtık, kolları sökük; dolunayda bu adamın kurtadama dönüşmesinden mi endişe ediyorsunuz ki boynuna kapkalın zincirler, hatta bağlantı yerlerine bisiklet kilidi kılıklı zımbırtılar takıyorsunuz...
İlk bölümde adama boynundan omzuna zırh giydirmek allasen kimin fikriydi bak cidden soruyorum... Kimse çıksın ortaya bir şey deneyeceğim...

Bu birkaç yıldır jönleri yazın giyinik tutmamak konusundaki takıntılarınızı anlıyorum da, hadi ama artık adamın bu kıyafet tarzıyla İstanbul'un en ünlü restoran/bar'ının işletmecisi olması ve her gece kadınlar tarafından istek listesine alınması çookk zor... Bir de adam mı çapkın kadınlar mı anlamadım ben ilk bölümde... Adamı gören telefon numarasını yazıp verdi, adam çaba bile sarf etmedi... Bu onu playboy değil play toy gibi göstermiş Allah'tan tüm rom/com'larda olduğu gibi esas kızımızla tanışınca ve  esas kızla yakınlaşabilene kadar (ki o da şanslıysa, biliyorsunuz Fox TV'nin bu konuda libidonun zirvesinde karakterleri, son ana kavuşturmama konusunda yadsınamaz bir ünü var) esas oğlanımız bir nevi perhize giriyor.. Ne perhizi olduğunu biliyorsunuz hiç yazamayacağım şimdi...
Belli ki arkadaşları tarafından sevilen, göründüğü gibi aslında kadınları kullanma odaklı değil de içinde bir nevi iyi kalpli bir mağara adamı barındıran bir karakter...
Hatta özgür karakterini bir adım öteye taşıyorum, o aslında Taş Devri'ndeki Moloztaşların "Bambam"...
Kıyafetleri, davranışları ve kaslarıyla bana verdiği izlenim modern çağ "Bambam"ı olduğu yönünde... 

İlk bölümde, mekana girdiği beyaz t-shirtümsü şey tam olarak bende bu görüntüyü oluşturdu. 

Yanlış adam paratoneri

Gelelim esas kızımız Özge Gürel'in canlandırdığı Ezgi İnal'a... Çok sevdiğim bir oyuncu olmasının yanı sıra, mimiklerini de iyi kullandığını düşündüğüm bir isim kendisi... Ezgi için söyleyebileceğim şey "İyi kadınları, hesapçıya çeviren bir adam mutlaka vardır"... bu kızcağımızda birden fazla adamın bunda katkısı var ya o da ayrı konu... 

Ezgi'nin sorunu aslında, pek çoğumuzun yetiştirilme sorunu ile aynı... Bir tepki... Düşünün, annelerimiz hep ne öğüt verdi; "Aman kızım kendini ağırdan sat.. Kafanı kullan" kullanan var mı? Kullananlar genelde bu satırları okumazlar zaten... Ezgi de bu öğüde tepki olarak tam tersini yapmış ve tabii ki karşısına çıkan süzme salaklar yüzünden çuvallamış bir kızımız... Ama onu esas oğlan karşısında değerli kılan da tam da bu özelliği... Yanlış adam paratoneri olabilir ama doğru kadın olduğu kesin... 

Bu arada o fare suratlı eski sevgilisi de kıyafet sahnesinde çok güzel morardı... 




Bu arada kostüm ekibine bir selam daha vereyim... O güzelim kıza, vatkalı elbiseler denetmek hangi yaratıcı dimağın fikri bir söyler misiniz bana? Hangi sivri zekalı o kıza 2. bölümde Özgür tarafından reva görülen muşambayı giydirdi... Arkadaşım Temmuz'un ortasında İstanbul 32 derece... Adamı pencere pencere açarken o kızcağızı katman katman kapatmak hangi sivrizekalı moda zevksizinin fikri...

İkilinin kimyası çok güzel, aman bozmayın ama lütfen bu "Bay Yanlış" oalyını da çoook uzatmayın... Adamın "Bay Yanlış" olduğunu ilan eden Ezgi'nin kuzeni Cansu dönsün kendisini 1 senedir oyalayan asla ve asla evlenmek gibi bir niyeti olmayan, kendisini parmağında oynatan Levent'e baksın önce... 

Kaldı ki diziyi yazan senaristlere sesleniyorum, şu canlandırdığınız orta üst seviye İstanbulluların kadını da erkeği de artık çok iyi yemek yapabiliyor... Yemek yapamayan kadın klişesi orada olmamış cidden... 


Kötücül kitaptan inciler

Bir de o nasıl kötü fikirler veren bir kitaptır ya; yok eşyalarınızı evine serpiştirin, yok yemek yapın... bu ne arkadaşım annesiyle konkene gidin neden dememiş valla kırıldım... 

Adamların olmazsa olmaz 7 özelliğini bulup oradan yürüyecekmiş ödün vermeyecekmiş... Valla pesss... 

Bu arada Cansu'yu canlandıran oyuncu aslında çok güzel bir kadın ama neden yüzüne o tuhaf düzeltmeleri yaptırmış hiç anlamadım... En normal bulduğum karakter Deniz... Varın siz düşünün... Belli ki kötü bir boşanma sonrası erkeklere güveni sıfırlanmış... Ozan, karakteri ile uyumlu olacaklarına inanıyorum... karakteri saçma sapan davranışlarla itici yapmazlarsa bu ikiliden çok güzel bir çift çıkabilir bence... 

Özgür'ün annesi Aşk Yeniden'deki anne... Ki kendisi sarışınken çok hoştu ama böyle de güzel olmuş... 

Ezgi'nin annesine gıcık oldum "yumurtalarını donduralım" ne demektir arkadaş.. bu kız kaç yaşında, bu nasıl bir diyalog... Bir de neden hepsi 4 krat elmasın peşinde... 

Bu arada bir rom/com klişesi olarak ana karakterler hep tek ebeveyn neredeyse... Yani şöyle bir rom/com'da tamamen full anneli babalı mutlu aile hayatından gelen karakter olamıyor...

Dizide bir diğer klişede "enerji" olayı... iyi enerji verdim, kötü enerjiyi attım, iyi niyeti sardım, Merkür'ü paketrledim, tütsüyü yaktım... Arkadaş herkes mi yoga yapar, hepsi mi Hindistan mistisizminde ustalaşır... Hiçbirinizin alerjisi yok mu, o tütsüden burnu tıkanan, başı tutan da mı yok...

Sevgili senaristler bu arada Ekim sonu için bir öneri nasılsa bir maskeli balo sahnesi yazarsınız siz bunlara "Çakıl ile Bambam" sahnesi yazın... 

Özgür'ün güvenlikçisinin de acaba bana da ekmek çıkar mı tarzı laf atmaları da gözümden kaçmıyor haberiniz ola...

Ayy hadi bugünlük yeter Cuma'dan sonra yine görüşürüz...  Reytinginiz bol, gazanız mübarek olsun... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder