16 Temmuz 2020 Perşembe

Sen Çal Kapımı: Gerçeklikle Peri Masalı'nın kıyısında



Çarşamba günüme bu aralar güneş gibi doğan sevgili dizim "Sen Çal Kapımı"nın ikinci bölümünü de seyrettiysem yorum zamanı gelmiş demektir. 

Sen Çal Kapımı 2. bölüm gerçekten çok güzel ilerledi. Dizinin en güzel taraflarından biri hiç durmuyor oluşu, hep bir hareket var. En hareketsiz anda bile, hiçbir şey olmazsa midenizde kelebeklerin kıpırdanmasını sağlıyor. Bu Rom/Com dünyası için çok güzel bir haber...

Müzik seçimlerine bayıldım...Normalin dışında, kalıpları kıran bir tarz kullanmışlar... Sevdim. Kerem Bursin - Hande Erçel'in kimyası tutmuş resmen soğuk - sıcak dengesi kurulmuş aralarında...

Gelelim 2. bölüme; Serkan Bolat - Eda Yıldız ilişkisi ateşe barutla yaklaşırcasına tehlikeli ilerliyor... Serkan da kıskançlıklar, Eda'da yetememe hissi oluşmaya başladı bile. Eda'nın göz kaçırmaları, Serkan'ın Eda söylediği için onun dediğini yapmaları, aşkın kimyasını ortaya çıkartıyor. Resmen ateş ve barut gibiler, hatta gece ile gündüz gibi desek daha doğru olur. 



Serkan'ın evi Kiralık Aşk'ın müdavimlerinin kutsal 40. bölümünün geçtiği yer. Yalnız biz orayı minik bir aşk yuvası sanırken, maşallah Serkancığımız harası olan bir çiftlik olduğunu gösterdi. Yalnız Serkan Bolat'ınRom/Com dünyası prenslerinin bir adım önüne geçtiğini bu vesile ile söyleyebiliriz. Hepsinin jeti, evi yatı katı var ama atı olan hatta atı geç harası olan bir Serkan Bolat'ımız var. 


O ne güzel bir çiftliktir yalnız


O ne efsane bir çiftliktir ay hadi mutlu mesut günleriniz olsun o güzel çiftlikte de Serkancım kız atları sevdi bir gidip gösterseydin. İncilerin dökülmezdi hani... 

Yalnız Serkan'ın o Selçuklulardan beri gelen soyu, görgüden görgüsüzleşen anası ve kayıtsız vizyonsuzlukta belli ki bir dünya markası olan babası çok sıkıntı yaratacak hadi hayırlısı...

Eda'cım şekerim, çok tatlı çok şekersin de arabanı tamir etti diye sana yardım eden adamın bir soyadına mı baksaydın acaba? Bu arada Mardin'den bir sülalen olduğu onların da ilerde hepimize saç baş yoldurtacağı belli. Hatta dizi Fox'ta değil de ATV'de olsa Hercai'ye bile kanka gidebilrmişsin gibi geliyor. Yavrum halanın Serkan'a bahsettiği ne travmaların var senin acaba? Serkan'ın şu cool hallerini bile bırakıp senin derdine düşeceği günler yakındır.

Yalnız senaristlerden ricamdır, Rom/Com evreninde bu yakışıklı prensler aşık olduktan sonra işi gücü bırakıp kızın peşine düşüyorlar sonra ilk bölümlerdeki ofis sahneleri ufaktan hiç olup gidiyor. N'olur öyle olmasın.... Bu arada Serkan'ın ortağı Engin'e Eda'nın kankası Ceren ne iyi olur ama... Bunu bir düşünün de Fifi'ye Erdem olmaz yol yakınken vazgeçin lütfen bu sevdadan... 



Kızların sabahın 7'sinde tam takım hazır olmaları, Eda'nın o saatte çiçek aranjmanı yapması, Serkan'ın da Eda'yı almaya gelmesi sadece bana mı tuhaf geliyor.

Selin karakterini enteresan bir şekilde sıcak buluyorum. Yıllarca birlikte olduğu ama evlilik teklifi alamadığı ve belli ki beklemekten yorulduğu için ayrılan bir kadın olarak, adamın birkaç ayda bu değişimi yaşamış olmasına inanamıyor resmen... 

Anlıyorum ki ilerleyen bölümlerde Kaan'da Eda'nın peşine düşecek ama nasıl olacak ben de bilemiyorum. Dizide en çok Melo'ya bayılıyorum. Diyalogları zaten çok eğlenceli bir kız... Ama kankaların hiç işi yokmuş gibi sadece çiçekçide bir araya gelmeleri gerçekten enteresan... 

Dizinin tek gözümüze gözümüze sokulan versiyonu Fifty Shades of Grey'e çok fazla atıfta bulunması... Bir de tabi Eda'nın fikrinin ofiste birden bire sahte bir mutluluk hissi yaratması. Erdem karakterini biraz daha mı sevilebilir yazsanız acaba! Aaa tabi bir de atlamayayım Serkan'a herkesin Serkan Bolat demesi, senaryoda sanki biri karakterin adını - soyadını kullanmayı zorunlu kılmış... Tam ad-soyad olmazsa dizide bir şeyler eksilecekmiş gibi davranmaları karaktere alışmayı, dahası diğer karakterlerin de olaya dahlini zorlaştırıyor ama senarist, diyalog yazarları bunu halledecekler diye umuyorum. 

Onun dışında Serkan'ın Eda için klostrofobisini düşünerek çalışacağı ofisin bir duvarını cam yapma kararı, Eda'nın halasının Serkan'a verdiği göz dağı, Serkan'ın Eda'ya seçtiği yüzüğün zerafeti, İstanbul'da çekilen bir dizi olmasına karşın mekanların ferahlığı efsane bence... 

Bu bölümde kalbimi daha bir kazandın Sen Çal Kapımı, reytinginiz bol yolunuz açıkk olsun şekerler... 

2 yorum:

  1. Serkan’ın Eda için seçtiği yüzüğün Eda’nın mesleğine ve çiçeklere olan sevgisine ithafen çiçek açan pırlanta şeklinde olması çok hoştu;) bir bu bir de ofisi Eda’ya göre dizayn edecek olması nereden baksanız 3 bölüm Serkan’ın olası dangalıklarını yok saymamıza yeter de artar bile :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serkan bu bölüm inanılmaz kredi topladı:)) özellikle fermuar sahnesinde izin alması da artı 1 oldu:)) ben şu anda zihnimde potansiyel Mardinli babaanne castı yapıyorum :)) iki olabilecek oyuncu şu anda Hercai'de oynuyor. İnadına Aşk'ın babaannesi Karadenizliyi iyi oynuyor. Geriye aklıma Mardinli köklü aileden, muhtemelen otoriter ve Bolat sülalesini görgü de yere çalabilecek bir yüz canlanıyor o da Aşk Yeniden'in babaannesi... O Mardinli babaanne olur. Zira Eda'nın baba tarafı çok olay yaratacak gibi :))

      Sil