Rom/Com'un sevgili izleyicileri, takipçileri, fanları ve daha niceleri niceleri... Bay Yanlış'ın 7. bölümü için geç kalmış bir yorumla karşınızdayım... Bizimkiler ortalığı yıkıp geçmiş...
Yorum geç kalması ile de küçük bir açıklama yapıp bizimkilere döneceğim... Bunun öncelikle birkaç nedeni var. Bunlardan biri komik belki ama bu iki deliyi bu kadar uyumlu görüp sonraki bölümlerde olabilecek olumsuzluk için hazırlıklı değildim. Psikolojik olarak kendimi hazırlamam uzun sürdü izlemek için... İkinci sebebi de Fransız yapımı Menajerimi Arayın yani "dix pour cent" isimli diziyi 3 sezonu bir anda izlemekten oldu. Hatta onun yazısını da ayrıca yazacağım... Bir yerden sonra over doz ünlü görmekten evin içinde "lütfen bu soruları menajerimle konuşun" falan tribine girdim yalan yok.
Hadi başlayalım... Dakka bir gol bir... Bu gazeteci kız Yeşim, ne yapış yapış bir kadın oldu.
En sevdiğim sahne Özgür ve Tesla sahnesi
Yalnız Özgür'ün Tesla'yı kucaklayıp balkona çıkması bir bana mı komik geldi... Ya bir hayvan bu kadar mı tatlı olur. Özgür yani Can Yaman Tesla'ya sarılıp yürüdüğünde gözümde uyku ayıcığına sarılmış bir oğlan çocuğu canlandı. Bu kadar mı sevimli olunur ya?!
Kostümcü tatilden dönememiş
Ayy tarihe falan altın harflerle yazın Özgür'ü kollu t-shirtle gördüm. Valla gördüm. Kesin kostümcü tatilde kesiiinnn, kesmeden rahat etmezdi o t-shirtün kolunu çünkü... Ayrıca tüm bölüm boyunca normal kıyafetler giyindi. Valla başımıza bir şey gelecek diye korktum. İki parmak kalınlığındaki nalburdan alınma zincirler halen yerinde ama olsun canım o kadarına bile razı sayılırım.
Ben bu Cansu'yu şöyle saçlarından çeke çeke kendine mi getirsem. Özellikle de şu makyaj ve yarım toplu 80'ler saç stiliyle makyajını gördükçe geriliyorum.
Yalnız doktor Serdar haklı bence; bir adam skorla değil kaç kadını aşık etmesiyle ölçülür. Ama doktorcum o sen değilsin yaa.. Bir de o emekli coğrafya öğretmeni takım elbiselerle hiç olamazsın bence... Kostüm ekibini bağlayın bir konuşma yapacağım... Bu arada sevgili doktorcum, sen ki 7 bölümde bir yemeğe çıkartamadın kızı acaba bu güven nereden geliyor anlamak çok zor.
Arkadaş KOSKOCA hukuk bürosunun tabelası oflslerinde neden afiş olarak asılı acaba? Şimdi diyeceksiniz ki buna mı takıldın? Evet takıldım... KOSKOCA prodüksüyon bir tabela yaptıramadı mı acaba?? Kafamda deli sorular...
Öfff sinsirellalar kanka çıktı iyi mi? Yalnız O Serdar şu halkla ilişkilerci kızı alsa ne iyi eder... Bak olur valla... Kıza gıcığım ama Yeşim ve sinsirella avukattan sonra halkla ilişkilerci 3. sıraya düştü.
Levent beyciğim maşallah kıskançlıkta ani levellar atlıyorsunuz... Tebrik ederim. Yalnız Özgür'e dinazor mu boğazlayacaksınız bu kadar kasa ne gerek var cümlesine bayıldım.
Kıskanan kıskanana
Dizimizin erkeklerinin kıskançlık seviyesi bildiğiniz 7. bölümde efsane noktalara değdi... Aynen böyle devam edin beyler...
Spor salonu sahneleri çok iyiydi. Mantık olarak bu kadar kalıplı iki adamın hiç spor salonuna gitmemesi saçmaydı zaten... Kızlar için de aynısı geçerli... Yalnız ip atlarken sevimli olabilen Can Yaman yapmışlar. Bu kadar mı tatlı olunur pes...
Yalnız canım artık senaryo yazarken yemek yapamayan kadınlar yazmasanız mı acaba?
Bu arada havuz sahnesinde Cansu'ya 0 makyaj yapmışsınız ya kadını öyle oynatın... güzelim kadını kedi kadına çeviriyorsunuz... Ben diyorum size güzel kadın aslında diye... Bana makyaj ekibini de bağlayın... Hatta beni hastaneye ışınlayın lütfennnn....
Şefim 4 ayak üstüne düştünüz
Şefimmm, yine 4 ayak üstüne düştün... Sen 7 bölümdür kendini parala...Kızın ilk aşkı çık. Yalnız Deniz'i kaplandan kedi yavrusuna çeviren bu hayat bizlere neler yapmazlar a dostlar....
Bu arada tango öğrenilirken hepimizie küçük çapta bir tango tarihçesi geçmeleri de çok iyi oldu. Çok güzel sahnelerdi ve yangın çıktı, tutuştu ortalık.
Ezgi'nin kafasına takmaya çalıştıkları aksesuarın çok manasız olduğunu anlayıp ikinci sahnede o zımbırtıyı kafasına takmamalarına da ayrıca artı bir puan verebilirim.
Yalnız Soner'in kafayı kırmaları hiç iyi olmadı. Özgür iyi bir şekilde gelişine çakınca zorba erkeklere bir cevap niteliğinde oldu resmen... Kadın "hayır" diyorsa "hayır"dırı öğrenecek insanlar artık diye umudum var.
O bağırsak solucanına neredeyse teşekkür edeceğim yalnız Özgür beyciğimi kahramanlık dalında 1.'liğe oturttuğu için...
Dürümcükler de bu arada İstanbul'a taşınıyor. Yalnız Ezgi'nin hayatına bu kadar çok karışan olması hiç sağlıklı değil. Yani tamam kötü ilişkiler yaşamış olabilir ama ona akıl veren kadınların da ilişkilerde dünya markası olmadığı ortada. Cansu, Levent gibi bir canlıyla ilişki yaşamaya çalışırken, Deniz garibim berbat bir boşanma yaşamış hatta Ezgi'nin annesi bile ilk eşi konusunda kötü tercihler yapmış. Yani kısacası kimse kimseye akıl verebilecek durumda değil. Dikkatli ol, ne biliyim ağırdan al tamam da 30 küsur yaşında kadın bir yere kadar yani.
Neyse Rom/Com evreninin güzide izleyicileri bizim aşıklar iyice tava geldi. Artık bundan sonrası itiraf ve olayların başlaması olarak devam eder. Sevgili senaristçim kostüm ve makyaj ekibinle ilgili gerçekten konuşmamız lazım... Ara beni şekerim.
Şaka bir yana reytinginiz bol, yolunuz açık olsun şekerler...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder