27 Temmuz 2020 Pazartesi

KİRALIK AŞK: Aşkların En Güzeli, Rom/Com’ların piri (1. ve 2. Bölüm)



Türkiye’de Rom/Com’ların miladı demek Kiralık Aşk demek... Ömer İplikçi - Defne aşkı yani Ömer’in Defne’si demek...  

Rom/Com’ların şahı, gönlümde apayrı bir yeri olan caa’nım dizim Kiralık Aşk’ı yeniden izlemeye karar verdim. 

Beni tanıyanlar için bu şoook edici (!!!) haber halen yankılarını sürdürse de evet ben bu maceraya yeniden bile isteye başlıyorum. Sanırım 5. izleyişim olacak. Youtube’daki kısa videoları, sevdiğim sahneleri ezberlemecesine izleyişlerimi hiiiç ama hiiç saymıyorum. Dizi yıllar önce bitti ama fark eden var mı bilmiyorum da Youtube abonelerinin sayısı gittikçe artıyor.  

Benim gibi izledikçe izleyesi gelen varsa kendisine sesleniyorum: “Dostum, aramızda kesinlikle görünmez bir bağ var, yalnız değilsin.” 

DefÖm’ün maceraları Rom/Com evreninin ülkemizdeki öncüsü oldu. İlk bölümü izledim de az önce; Defne (Elçin Sangu) ile Ömer İplikçi (Barış Arduç) arasındaki uyum çok az Rom/Com çiftinde gözle görülür bir şekilde var.  

Kendini işine adamış, prensipleri üzerine bir hayat kurmuş olan Ömer İplikçimiz Koriş’in deyimiyle Ömüşümüz, ilk bölümde farkını gösterdi. İstanbul’da boğazda kürek çekmek nedir arkadaşım, bu hangi level... Yalnız Ömer’in durmadan spor yapması, Rom/Com evreninin prenslerinin de kaslanmasına neden oldu farkındaysanız?  

Defne ile ilk karşılaşmaları, Ömer'in kendisi için uygun aday diye ortaya attıkları kadından kurtulmaya çalışmaları efsaneydi. Defne’yi sevgilisi gibi göstermesi bir kenara; Ömer’in Defne’yi tutup öpmesi çok da etik olmamakla birlikte Defne’nin Ömüşümüze gelişine yapıştırışı çok iyiydi. 

 

Neriman İplikçi der susarım 


Aşk-ı Memnu’da Firdevs Yöreoğlu kuralları neyse; şu Rom/Com evreninde Neriman İplikçi tarafından verilen kadınlık dersi odur. Kadın resmen Defne’yi yeniden yarattı. Olayların oluş şekli, Rom / Com evreninde tesadüfleri sevdiğimiz için hiç de tuhafımıza gitmedi. Burada Defne’nin eskiden işe yaramaz olan abisi Serdar’a da hep birlikte teşekkür etmeliyiz. Çünkü Defne başka hiçbir şekilde o teklifi kabul etmezdi. 

 

İlk bölümde Defne’nin Ömer’in evine ilk gittiği gün yaptığı makyaj, dizinin muhtemelen makyaj konusundaki tek hatası falandı, özellikle takma kirpikler fenaydı. Bunu ilk bölümde anlayınca kıza çok doğal makyaj yapmaya başladılar ki bu da ekstra bir puan oldu. 


Dikkat ettim de Ömer ilk bölümlerde suyunu bile asistanından istermiş vayyy arkadaş.... Bu nasıl bir egodur yahu. Dahası ilk bölümde bir nar muhabbeti var ama kendisi ilk bölümün tarihine gömüldü yanılmıyorsam.  

Benim için en eğlenceli an tabii ki “Ama Ömer bey, siz çıplaksınıızz çıkışı oldu....  

Şükrü abiyi ve rahmetli Sadri ustayı yeniden görmek nasıl mutlu etti beni...  


İkinci Bölüm: Sular ısınıyor... 


İkinci bölümde, beni tanıdınız mı sahnesi, kalbimi bir hoplatmadı değil? Defne’nin düştüğü ve Ömer’in Defne’yi tedavi ettiği sahne gözlerimde kalpler oluşmasını sağladı. 




Defne’nin çalışkanlığı Ömer’in kalbine dokundu... Ama Defne esas büyük vuruşu bence evden çıkmadan pazı sarması yapmak konusunu açtığında yaptı. Fark ettiniz mi bilmem; Defne, Rom/Com’larda yemek yapmayı bilen nadir kadın karakterlerden biri... Her dizide bizim baş roldeki kız hep kötü yemek yapması ya da yemek yapmayı bilmemesi ile ünlüyken Ömer’in Defne’si pazı sarmasında çağ atlayıp, Uşak tarhanası tarifi veriyordu...   

Bu arada ikinci bölümde Serdar’ın Defne’nin özel hayatını tarif ettiği sucunun oğlu 39. Bölümümüzde doktor olarak çıkacak, bu anlamda da senaryo devamlılığına şapka çıkartıyorum.  

Mineee rezene çayı getir”...  muhabbetini de ilk kez bu bölümde duymuş olduk.

İlk bölümde kürek çeken Ömer İplikçi 2. bölümde de karşımıza basket oynarken çıkıyor... Daha çook oynayacaksın ca’nım Ömüşüm sen bu basketi senin daha sınavın yeni başlıyor... 

Bu dizi bana kilolarca çekirdek yedirtiyor arkadaş bu nedir? Çıtçıtçıt çıt çıt çıt... Açık ara tüm dizilerdeki toplam çekirdek kontenjanını Kiralık Aşk tamamladı. Millet tekrara düşmemek için çekirdek yeme sahnesi çekmiyor. 

İso’nun Nihan’a yazmaya çalışmaları çok tatlı... Ömer’in kafa gittikçe Defne’ye kayıyor... Bu arada bu kayma hızı diğer dizlerde hep 4-5 bölüm civarında dönerken, bizimkiler birbirlerine abayı ikinci bölümde zaten yakmışlardı... Tabii Ömer ve Defne şapşikliği ve yanlış anlama silsilesi diye bir şey de yok değil.  


Aforizmalarda, Defne’nin Anneannesi Türkan vs Neriman İplikçi kapışması


Off Defne’nin anneannesi Türkan sultanın despotluğunu nasıl unutmuşum... “Ölümü gör, yetmez... Hem gör hem öp” bu nasıl kitlemektir insanı anneanne... 
Peki ya Mine’ye bile kadınlık dersi veren Neriman İplikçi’ye ne demeli … Mirim bir Neriman İplikçi sözü der ki “Kadının akıllı olup, göstermeyeni makbuldür"

 

O sebze suyu nasıl bir sebze suyudur arkadaş 

 

Defne’nin sebzeleri makinede çekerken ki hallerini gördükçe gülümseyen Ömer İplikçi şirinliği der susarım... Peki ya Defne’nin içtiği bardaktan sebze suyunu içmesi ona ne demeli …. Bu arada Defne haklı, bunca yılın diyet yapan insanıyım şu Ömer’in içtiğini içme raddesine hiç gelmedim... İnsan çorbasını yaptırır onu içer bu ne... 

O sahnenin en güzel tarafı devamındaki muhabbetleri oldu. Burada da yardıma Türkan Sultan aforizması damga vurdu bir de tabi Ömer İplikçi gülüşü. Anneanne aforizması “Bir insanın ruhunu ya uyurken ya da gülerken görürsünüz. Gerisi poz” der. Ve Defne’den Ömer’e yüzyılın şapşik iltifatı gelir "Çok güzel gülüyorsunuz, bebek gibi". Bunların bu şaşkınlığı yok mu beni eritiyor. 

 

Neriman & Koriş iş birliği ülke yönetir valla 

 

Neriman-Koriş işbirliği bence şirketleri çökertir, dağları yerinden oynatır... Yalnız Necmi beycim siz de az zampara değilmişsiniz valla... Unutmuşum...  Daha neler neler göreceğiz bu ikiliden...

Vedat sen ne irite edici bir karaktersin acaba... Allah'tan conferance call olayı artık zoomla falan bile halloluyor da Defomun zor durumuna kimse düşmüyor. Defne'nin özellikle o çoklu görüşmeyi mahvedişi sırasında kendi kendine kurduğu cümlede halen kahkaha atıyorum: “Cinnet geçiren patron, asistanını doğradı... Defne kızım kaderinde bu da varmış.” 


Yalnız Neriman İplikçi (Nergis Kumbasar)’nin Defne’ye yaptığı anneliği, Defne’nin annesi Defne’ye yapmadı resmen...Bu arada Ömer’in Sinan’ı kıskanıp, Defne’ye iş kitlemesi... “Ne konuşuyordunuz Sinan’la... Neyse boşver beni ilgilendirmez” kıskançlığın nasıl bir aşamasıdır arkadaşım... 

Bu dizide en çok sevdiğim şeylerden biri aralarda efsane sözlerinin olması... Bir tanesi de Sinan’dan gelsin, Defne sunum için yardım etmek için gelen Sinan’a teşekkür eder, muhteşem sosyal hayatından alıkoyduğu için özür diler ve Sinan’dan efsane replik gelir “Aynı renk saçlı kadınların, aynı yalanları...” 

Bizim kızın kızıllığı, aynı anda hem Ömer’in hem de Sinan’ın dikkatini çekmesi ayrı bir olay...  

 

Kırmızı Kapılı Evi özledim bir de Defne'nin çiçeklerini



Kırmızı kapılı caa’nım evimizi özleyenler el kaldırsın... Ya param olsa satın alacağım evi o derece... Halen içime oturuyor Ömüş’ün o evi satması... Hep aklımda aynı soru, Defne’nin diktiği çiçeklere ne oldu? 


İkinci bölüm itibariyle, aslında tüm çizimlerini tutkuyla yapan gizli romantik Ömer İplikçi’nin Defne’ye vuruluşuna tanıklık ettik. Ayyy bu dengesi şaşınca dengesizleşen Ömer’i özlemişim... 

Defne’nin Ömer İplikçi’ye şarlaması, ve Ömer’in sonrasında “sabah nasıl uyandığımı çok iyi biliyorsun" çıkışı.... Ayyy bu ikili kalp atış hızımı değiştiriyor resmen... 

Ayakkabılarını kaybeden Defne’ye babet hediye eden güzel yürekli Ömer... Bir nevi ayakkabılarını kaybeden Sindrella’ya ayakkabısını bulan Prens...  

İki bölümü geride bırakıp kalbimi yeniden çalmalarını sağladım evet... Her sahneyi ezbere bilip halen dakika dakika izlemek bir dizinin başarısıdır resmen...  


* Dizinin fotoğraflarını Kiralık Aşk Facebook sayfasından aldım.... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder