25 Temmuz 2020 Cumartesi

Bay Yanlış: Muhteşem Göcek, benim kafamda serariste sorulası DELİ SORULAR!



Cuma günlerimizin, limonlu cheescake'i Fox TV'nin bu aralar en iyi iki işinden biri canımız Bay Yanlış'ımızın 5. bölümünü de geride bıraktık.

Özgür (Can Yaman) - Ezgi (Özge Gürel) ikilisinin inişli çıkışlı, itişmeli kakışmalı çok çok da atarlı bir bölümünde daha birlikteydik. De güzeller, ben bu bölüm acayip sıkıldım. Öyle, böyle, şöyle değil sıkıldım bebeeemmm... Bu nedir ya! Ne düğünmüş 40 gün 40 gece sürecek diye ödüm koptu. 

Dahası Serdar olayı bir Rom/Com için bile fazlaydı, hele hele gazeteci kızın Jineko Serdar'ın kardeşi çıkması, yookkk artık LeBron James dedirtti. 

4 bölüm bu kadar eğlenceli gitmişken senaryoyu burdan saçmalama raddesine getirmek, sana hiç yakışmadı cağnım senarist. Hele hele eski sevgilinin, nişanlısından ayrılıp Ezgi'ye yazacak motivasyon bulması, yeminle kötüydü. Bak sizi en çok ben takdir ediyorum bilirsiniz ama yavrum o ne yaa... İlk yarım saatte 9 küsurlu hareketin 15'ini yaptınız... 

Dahası o Ezgi neden bu kadar çığırtkan, bir sakinleştirin allasen... Kız iyi gidiyordu, neden karikatürize ediyorsunuz. 

Düğünde neden damat tarafından hiç kimse yok? Hayır tamam, sosyal mesafe falan da, bir tane kayınvalide de mi figüran yok. 

Bence dizinin en güzel bölümü dünürlerdi... 


Dünürler açık ara bu bölümün galibiydi. Gerek kibarlıkları gerek çocuklar arasındaki gerginliklere yaklaşımları... Ben 💚 dünürcülük. Üvey babaya ayrıca bayılıyorum. Ben bu aralar zaten dizilerdeki üvey babalara ayrıca yükseğim. Çok iyi, iyi kalpli öz olmayan ama öz baba kıvamında karakterler yaratıyorlar.... Gerçi son anda birbirlerine davranışları kibarlık sınırlarının azıcık dışına çıkıyorlardı ama bizim iki delinin yaptıkları düşünülünce az bile yapmış olabilirler... 

Buradan Özgür ve Ezgi'ye sesleniyorum: Üzmeyin dünürcükleri... 




Aslında Ezgi ve Özgür'ü kendilerine bıraksalar, valla çok güzel olacak. Düğünde onların tınıları, birbirlerine bakışları falan çok ama çok tatlıydı. Öte yandan İstanbul'da işler karışacak gibi görünüyor.

Ezgi'nin 3 senelik bağırsak solucanı ve Özgür-Ozan ikilisinin sinsirella halkla ilişkilercisinin bizimkilerin başına iş açacağını düşünmekle birlikte; hadi gerçekçi olalım: Bir bağırsak solucanı, bir bar işletmecisi ve ülkenin sayılı jinekoloğunun olduğu yarışta ancak havlu dağıtır, su satar. Ki jineko Serdar'dan haz etmesem de karakter olarak bağırsak solucanına 5 basar. 

Kostüm, makyaj ekibi canım sizi unutur muyum?


Şu dizinin en güzel yanı akılcı diyalogları ve eğlenceli halleriyse, en itici yeri kostüm, makyaj ve yeni favorim manikür ekibi... Makyaj ekibine azıcık övgülerim var. 

Bu bölüm özellikle plaj sahnelerinde Cansu (Fatma Toptaş) 'ya yapılan makyajı beğendim, kedi kadın imajından çıkartıp, normal bir yüz ifadesine getirmek kadını akıllıcaydı. Neden? Çünkü bu oyuncu zaten eskiden de güzel bir kadındı ama nedense bu dizide yaptırdığı estetikler ve müthiş makyaj ekibinin über modern dokunuşlarıyla, bizim sokaktaki sarmanın kızdığı zaman aldığı yüz ifadesine dönüyordu. 




Dizinin açık ara en güzel kadını Deniz yani Cemre Gümeli. Kadına ne giydirirsen giydir - ki biliyoruz ki bizim dizinin kostüm ekibi insana çok enteresan şeyler giydirebiliyor - kızın üstünde efsane duruyor. Hani çuval giyse yakışıyor derler ya o derece... Bu arada düğündeki çıkışı yersiz olsa da plajda şefime çıkışı çok yerindeydi. "Ben yerimi değiştirmeyeceğim onlar bakacakları yeri değiştirecekler" gerçekten çok yerinde ve doğru bir replikti.

Erkekleri giydirememek konusunda birçok dizinin önüne geçmiş olmalarına hayretlerle dahil oluyorum... Düğünde keten bir gömlek hadi onu geçtim şilebezine bile razıydım bir kolları katlı gömlek giydiremediniz dimi Özgür'e... Hayır gören Can Yaman'ın kollarına gömlek bulamıyor sanır? Hadi ordan! Tamam yapılı çocuk da arkadaşım tarz dedik eyvallah, tasmaları, zincirleri, yüzükleriyle Barış Manço'nun mağara adamlığından bozma replikası gibi olmayaydı iyiydi. Bak saçı, sakalı ne kadar temiz yüzlü gösteriyor çocuğu... Bambam'ın rocker versiyonu oldu zavallım düğünde... Yeminle, denizdeki kıyafetleri daha mantıklıydı sokakta giydiklerinden... Peki daha iyi bir sorum var: Sonbaharda ne olacak? Bu adama sonbaharda ne giydirmeyi düşünüyorsunuz? 

Bu sefer çok ilginç bir şekilde manikür ekibine de laflarım var... Evet dikkat ettim. Tebrikler dikkatimi çekmeyi başardınız... Ezgi'ye yaptığınız manikürü çok mu aradınız cancağazım... Yani size 30 küsur yaşındaki kadının tırnaklarını şöyle anlatayım. Çocukların play-doh oyun hamurlarını tırnağınızla kutusundan çıkartmaya çalıştığınızda tırnağınızın arasında o hamurların hangi rengini çıkartıyorsanız o renginden parçalar kalır. Tam olarak düğünde ve ertesi gününde yaptığınız manikür böyleydi ve o mavi güzelim kuyruklu elbiseye hiç ama hiç yakışmamıştı. 

Mavi kuyruklu elbise demişken, Ezgi'nin o kabin boy bavulunda o elbise buruşmadan nasıl geldi? Hayır böyle detayları söyleyin ki biz de bilelim. Biz faniler 8 saatlik yolculuğa kuyruklu tuvaleti kabin boy bavulda getiremedik bugüne kadar. 

Neyse efenim, tüm bunlar bir yana Göcek'in efsane manzarası, bizimkilerin birbirlerini yakından tanıma fırsatları, İstanbul'da işlerin karışacak olması falan birleşince 6. bölümün daha güzel olacağını umuyorum. 

Reytinginiz bol, yolunuz açık olsun şekerlerim. 

4 yorum:

  1. Benim kafamdaki deli soru şu ki.. Ezgi'nin ailesi Özgür'e hiç doktor diye hitap etmiyorlar mı? Nevin hanım bundan bahsetmeden duramaz bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir de o var. Yani Nevin hanımda o potansiyel var, hatta her cümlesine titrini de koyabilirdi yapmadı. Bence o kısmından senaryonun tıkanacağını senarist de fark etti :)

      Sil
  2. Bir de şu var ki rom/com olmasina rağmen ve diziyi çok sevmeme rağmen çıldırıyorum izlerken..hiç işleri güçleri yokmuş gibi anında isinlaniyorlar ya Göcek'e..Göcek sanki yarım saat İstanbul'a..bir de deli sorum bunlar Perşembe mi yola çıktı, cuma gecesi mahsur kaldılar, sabahına kurtulup kına organizasyonu yapıldı bir gün 48 saat filan olmalı..neyse daha bı cok şey var ama sevdim çok kahramanları o yüzden izlemeye devam ediyorum.can yaman inadina aşkta en beğendiğim halindeydi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa bunlar düğün diye gitti bir hafta sonu için... Cuma Sabah çıktılar senaryoya göre ama maşallah 2 hafta sürdü düğün ve curcunası... Hangi gelin kınanın ertesine evlenir. Türkiyede Rom/Com'da bile olamayacak bir şey bence :))) bence de Can Yaman, İnadına Aşk'ta en iyi halindeydi, fazla kalıplı şu anda ki o zaman bile Defne adamı ayıcık diye seviyordu :))

      Sil