23 Temmuz 2020 Perşembe

Sen Çal Kapımı: Sindrella olmaya ihtiyacı olmayan bir Kraliçe doğuyor




Çarşambalarımın güneşi, Fox TV'nin ve benim yeni Rom/Com favorilerimden Sen Çal Kapımı'nın 3. bölümünü de izlediysek, hadi deli gibi konuşmaya başlayalım...

Öncelikle Serkan Bolat ve atlar gerçekten gönlümde Sirius ile birlikte ayrı bir yer edindi. Arkadaş adamların evinin içinden göl, nehir, ırmak artık adını siz koyun ne derseniz o geçiyor...

Serkan'ın Selçuklulardan beri görgüsüz olan anası tabii evden çıkmaz. Tamam zor bir durum da maşallah bahçeden çıkmıyor dediği yer, zaten bizim semt kadar... Dönümlerce araziden ben de çıkmazdım Serkancım kusura bakma yani...



Neyse efenim nişanda Eda'nın Serkan'ın görgü yoksunu görgülü anasına verdiği "Kimse beni baştan yaratamaz" ayarı, okullarda ders falan olarak okutulmalı, duvarlara falan asılmalı o derece yiyidi.

Kerem Bürsin'i dolayısıyla Serkan Bolat'ı bu kadar ilgi çekici yapan şeyi buldum toplaşın söylüyorum: Sesi. Evet o buğulu sesi bebeğim... Adam dura dura bir de buğulu konuşuyor ya sanırsın mimarlık çiziminden değil de dünyanın en romantik şeyinden bahsediyor. 

Yalnız ben Serkan ve ailesinin sahip oldukları dünyanın en itici sosyetesini yolarım. O nasıl bir çapsızlıktır yahu...


Dizinini ilk yarısı gayet güzeldi, bizimkilerin ateş - barut halleri, Serkan'ın Eda'ya yılıdızları göstermesi falan şahaneydi ama dizinin ikinci yarısında birden bire sabah atına havuç yediren Serkan Bolat'ın ofiste birden bire dünyanın en hödük herifine dönüşmesini senaryoya yedirseler iyi olurmuş... Eda'nın yaşadığı kafa karışıklığını bizzat ben de yaşadım... Höst be adam bu kadar da kötü davranılır mı? 

Eda'nın halasının, sülalelerinin 1000 yıllık geçmişi olan bir aşiret dediğini duyduğumda sanırsın aşiret benimmiş gibi sevindim.

Serkan'ın babasını anasından daha çok sevdim evet. Sessiz ama makul bir adam bence Eda bunların arasını bulur. 

Selin'i yolmak isteyenler buradaysa Eda'nın arkadaşlarıyla toplaşıp bu Kurban Selin'e dalalım bence... Ayrıca nişanda giydiği o cırtlak fuşya elbise ve o neyidüğü belirsiz tapon küpeleri de zevksizlik abidesiydi... 

Kaan'ın Melek'e yürümesi güzeldi, pisliğine yaptı ama güzeldi hatta bence ikisinin de renkleri tutmuş güzel olurlar. Ceren ve Engin de efsane olabilirler ama yine ve yeniden diyorum Figen ve Erdem mümkünü yok olmaz. Hatta Figen'e bence en güzel Seyfi olur. Erdem karakterinden zerre hoşlanmıyorum çok mu belli acaba...

Serkan - Selin ilişkisi için şunu demek istiyorum canım hiç kasmayın sizin hiç ilişkiniz olmamış... Bu ne soğuk bir kimyadır ya buz tuttum.

Unutmadan yazayım, kostümcüsü kimse, maaşını arttırın, sözleşmeler imzalatın hatta ayağına falan kapanın veee Bay Yanlış'a da onu alın... Neden? Çünkü mantıklı kombinler yapıyor. Mesela evde günlük halleri şort t-shirt, ne biliyim bermuda falan giyiyorlar. Kadınları günlük tarzda doğru giydiriyorlar. Seni seviyorum kostümcü kalp kalp kalp hatta... 

Reytinginiz bol, yolunuz açık olsun şekerler... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder